18 Ocak 2013 Cuma

Dilek agacı yüzük tepsimiz

Kuzenimin bizim için süslediği tepsi ve makas huzurlarınızda... 
Yüzük yastığı dikmeye üşenen tembel gelinler!
İşte size silikon tabancası yardımıyla yarım saate hazırlayacağınız ''Dilek ağacı yüzük tepsisi '' :)

8 Ocak 2013 Salı

BIZ NISANLANDIK KI :)

Dış mekan fotoğraf çekimi için size danışmıştım önceki yazımda.
Havanın karlı olması nedeniyle Rahmi Koç Müzesi'nde karar kılmıştık.
Stüdyo fotoğrafçımız bizi Emirgan Korusu'na yönlendirdi.
Şoförümüzün azizliğine uğrayınca kendimizi Florya'da bulduk. :)
Çok komik bir yolculuktu...
Hava soğukluğu nedeniyle çekim kısa sürdü ve fotoğraf çekimi için hazırladığım bir sürü aksesuar elimde kaldı.Kendimi, ''Düğünde kullanırım'' şeklinde teselli etmekten başka çarem kalmadı.
Bu şartlarda yapabileceğimiz en iyi çekimi yaptık.
Çekim sonunda kıyafetim acınacak bir hal alsa da arabada düşündüğüm tek şey fotoğrafların nasıl olduğuydu.. :)
Eve vardığımızda, nişan saatine bir saat vardı.Evde elbisem yıkanıp ütülendi; tertemiz oldu ve nişana saatinde yetiştik çok şükür...
Bu koşuşturmacalarda öğrendiğim bir şey varsa o da şudur: 
Herşey olacağına varıyor ve bir şekilde yol alıyor.Bize düşen anın tadını çıkarmak..
Ortaya çıkan bir aksaklık konusunda elimizden gelen bir şey yoksa; büyük bir sorun haline getirmek yerine, görmezden gelmeli ve önemsememeli... 

9 Aralık 2012 Pazar

Dıs mekan fotograf çekimi için mekan önerisi olan?

Nişan tarihi netleşince bir 'Nasıl yetişecek stresi' aldı ki beni sormayın...
Neyse ki mekanı, kıyafeti ve kuaförü ayarlayınca rahatladım biraz.
Şu an kafamdaki tek soru; 'Dış mekan fotoğraf çekimini nerede yapsak?'
Aklımda lunapark çekimi vardı ama bir süredir oyuncak müzesi seçeneği daha ağır basıyor...




Hava güzel olursa ikinci bir seçenek olarak Otağtepe'yi düşünüyorum.





Başka bir önerisi olan varsa fikirlerini esirgemesin lütfeeennn... 

24 Kasım 2012 Cumartesi

Bloga dönüs


Türlü nedenlerle uzunca bir süre yoktum buralarda.
Önce öğretmen oldum, sonra sözlendim..
Köklü değişiklikler oldu hayatımda..
Eskisi gibi sessiz sessiz diğer blogları takip etsem de kendim bir şeyler yazmadım.
Bu bir dönüş yazı olsun o zaman...
Bloğa dönüş....

Ilk ögretmenler günüm


Bugün ilk öğretmenler günüm.
Anne olunca annenin kıymeti daha iyi anlaşılırmış ya; öğretmen olunca da öğretmenlerin kıymetini anlıyormuşsun, anladım..
Üzerimde emeği geçen tüm öğretmenlerimin öğretmenler gününü kutluyorum...

2 Temmuz 2012 Pazartesi

Muffinli mutfak panom

Çerçevelenmiş halini görmeye ne dersiniz?

Aslında ben daha faklı bir çerçeve düşünüyordum.
Ama yine de sevdim.
Çerçevelettirdikten bir kaç gün sonra düşüp kırılmasın mı..!
Ay ne üzüldüm, ne üzüldüm...
Gidip tekrar çerçevelettirdim de rahatladım.


Deniz manzarası izler gibi oturup seyrediyorum şimdi. :)

23 Haziran 2012 Cumartesi

Haydi çocuklar camiye

Yaz Kuran Kursları başladı.İlk haftayı bitirdik bile.
Önceki yıllarda öğrencilerim hep ortaokul öğrencileriydi.
Arkadaş gibiydik, ders anlatmak kolaydı ve verdiğinin karşılığını daha çabuk alabiliyordun.
Bu yıl 2. sınıfa geçen öğrencileri okutuyorum.
Çok küçük oldukları için başta korksam da  çok memnunum şimdi.
O kadar tatlılar, o kadar saflar ki...
Hep birlikte söylüyoruz bu ilahiyi..




Rabbim biz öğreticilere görevinin hakkını verebilmeyi; onlara da Kur'an-ı Kerim'in ışığında büyüyen vatanına milletine hayırlı evlatlar olabilmeyi nasip eder inşallah.

8 Haziran 2012 Cuma

Hayırlı cumalar renkli hafta sonları


Dışarısı ne kadar karanlık olursa olsun bizim penceremiz hep böyle renkli olsun :)
Hayırlı cumalar, renkli hafta sonları...

6 Haziran 2012 Çarşamba

Askın gözyasları

Çok büyüksün Allah'ım.
Beni görüyorsun duyuyorsun biliyorum.
Aylardır elimin altında duran kitabın bu cümlelerini, tam da ihtiyacım olduğu anda okumam boşuna değil biliyorum.
Senin bir lütfun...













''Ey Adem, çık cennetten, gir bu dünyaya.Tacını, kemerini, 
sarığını aşk yolunda kaybet!Dert çek belalara uğra.Yarın biz seni bu değerli yurda, yüz bin lütuf elbisesi ve her türlü lütuf elbisesi ve her türlü şerefle, seçilmişlik kaynağı ve saflığın sahipleri olan yüz yirmi bin küsur peygamberin huzurunda, şahitlerin önderi olarak tekrar getireceğiz.Sonra yaratıklar bilecekler ki Adem'in suretini kahır sıfatıyla cennetten nasıl çıkardıysak, lütuf sıfatıyla da tekrar getiririz.''
....
''-Adem Allah'ın teşvikiyle, Allah'a itaatsizlik etti; zira Allah biliyordu ki itaatsizlik olmadan adem kendisinden  bir aşık olmasını sağlayacak uzaklık sıfatlarını kavrayamazdı.Aşkın özü gam ve özlemdir.
-Yusuf'u çirkin bir fiil işlemekten koruyan Rab, Adem'i de meyveyi tatmaktan koruyabilirdi; ama dünyanın kargaşa, keder ve bela ile dolması gerekiyorduysa, ne yapabilirdi?
...
-O halde Ademi'i büyük kılan şey, emanet yükünü taşımış olma olgusudur ki bu da Allah sevgisidir.Sevginin sırrını yalnız o bildi; zira sevgi onun var oluşunun altında yatan sebepti.Biliyordu ki sevgisi ancak ayrılık acısını tattığında beslenip güçlenebilirdi.Bu yüzden yasak meyveyi yedi.''
Beşer şaşar.İnsanız hepimiz.Hatalarımız yanlışlarımız, günahlarımız olacak illa ki.Önemli olan hatalardan ders çıkarıp tekrarlamamak.Tövbe etmek..
Peygamber efendimiz buyurdu ki ;
'Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki; eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi helak eder günah işleyen bir halkı yaratırdı.Onlar istiğfar ederler Allah ta onların günahlarını bağışlardı.'


*Günlerdir taslaklarımda bekleyen bu yazıyı şimdi yayınlamamın bir sebebi vardır değil mi?
İhtiyacım olduğu anda okumak bana nasıl kısmet olduysa, ihtiyacı olan birileri de öyle karşılaşacak bu yazıyla...

Cekilis duyurusu


 



Buradaki harika saate ne dersiniz.Ben bayıldım :)
Free Blog Template by June Lily